perihangurer.com



Blog da benim gibi senin gibi çocuklar gibi büyüyen bir mecra benim için...

Önce sevgili Azra ile "deydanindukkani" olarak başlamış, sonra "ikiperimasali" olarak Ayda ve ben olarak yolumuza devam etmeye karar vermiştik. Artık sadece anne-çocuk paylaşımları değil çok farklı paylaşımlara devam edeceğim için, yeniliği sevdiğim için, bu tema artık bana yetmediği için, wordpress e de geçeyim dediğim için toptan bir değişiklik yapmaya karar verdim.

Artık perihangurer.com 'da yazılarıma, paylaşımlarıma, duygularıma, beğendiklerime, beğenmediklerime, çocuklu hayatıma, çocuksuz konularıma, kısaca "ben" e dair her şeye yer vereceğim.

Benimle 2011'den beri bu adreste hayatı paylaşan herkese teşekkürlerimle..

Yeni yerimde görüşmek üzere..

Peri





Beslenebilirim


Sevgili Anneysen.com ekibinin bizleri bir araya getirdiği Nestle ile "Beslenebilirim Projesi"ni tanıdığımız etkinlikte EKS Mutfak'ta hem keyiflihem de  faydalı bir gün geçirdik.

Nestle'nin Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü "Beslenebilirim Projesi"nde amaç okul çağındaki çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılması ve fiziksel aktivitenin önemi konusunda bilinç düzeyinin arttırılması.

Etkinlikte Diyetisyen Ece Nevra Durukan sağlıklı beslenme ile ilgili ilginç bilgiler aktardı. Mesela bizler anne olarak günde ortalama 200 defa  beslenme ile ilgili kararlar veriyormuşuz! 200 ne kadar çok geldi değil mi? Dengesiz beslenme yüzünden kalp damar hastalıkları, obezite, kanser ve diyabet gibi hastalıklar artarken yetersiz beslenme de bodurluk ve zeka geriliğine sebep olabiliyormuş.

Çocuklarımıza daha sağlıklı bir yaşam için alışkanlık kazandırmamız gereken konular:
- Su içmek
- Aktif yaşam tarzı
- Kahvaltıyı atlamamak
- Öğün düzeni olması
- Porsiyon kontrolü
- Çeşitlilik sağlamak
- Tam tahılları tercih etmek

Tabi bunları çocuklarımıza alışkanlık haline getirmemiz için önce kendimiz yapmamız gerektiğini unutmamalı. Ne kadar yapabiliyoruz diye düşündüm, yukarıdaki seçeneklere oldukça dikkat ettiğimi fark ettim. Tek sınıfta kaldığım konu şeker! Maalesef Ayda şekerle tanışmış, çikolatayı, pastayı seven bir çocuk, annesi gibi. Belki ben sevmesem o da bunlarla tanışmayacak ve sevmeyecekti. Artık bunu değiştirme imkanım yok ama kısıtlıyorum. Her gün şekerli gıda almamasına dikkat ediyorum. Tabi bu her zaman mümkün olmuyor çünkü özellikle dışarda ve başkalarının yanında sıkça karşılaşıyoruz. Çözümü bir yandan kendisine şekerin zararlarını anlatmakta buldum. Umarım şimdiden kulağına küpe olur ve büyüdüğünde de uzak durmanın gerekliliğine inanmış biir olarak beslenme alışkanlıklarına devam eder.



Etkinlikte biz de mutfağa girdik ve hünerlerimizi gösterdik. Maalesef Duygu ile pilavımız (dış mihraklar yüzünden) sınıfta kalsa da (çünkü pilav pişerken su kattırdılar bize) sunum ve lezzeti fena olmadı. 





Bu güzel etkinlik ve faydalı bilgiler için Anneysen.com a ve Nestle'ye teşekkürlerimle..



Fıtrat..

Utanırsın artık... Şükretmeye utanır hale gelirsin, sahip olduklarına şükretmeye utanırsın, sağlığına, sevdiklerine, yediğine, içtiğine şükrederken utanırsın. Çünkü bu güzel ülkede huzur yok, çünkü sen güzel hayatına devam ederken her yer kara, her şey kara, bir avuç kömür uğruna, bir ömür verilen ülkedesin. Neyin huzuru, huzurunun içine tüküreyim derken bulursun kendi kendine!

Felaket yetmezmiş gibi, üstüne birbirinden rezil hareketler, söylemler..Elimiz kolumuz bağlı, hop oturup hop kalkarız, bunu nasıl yaparlar, bunu nasıl derler diye dövüne dövüne..
Unutmayayım diye yazıyorum, hoş bazı laflar unutulmuyor ananı da al git mesela.. yazmasam da unutmayacağım laflardan..
Bu işin fıtratında var, bunu da unutmamak için yazıyorum buraya..

Bu işin fıtratında var deniyorsa bu fıtrat neden Almanya'da yok?


Bence bu işin fıtratında yok da bizim fıtratımızda bir yamukluk var o kesin!!

Öyle fırtınalar kopuyor ki içimizde bu girizgahı yapmadan konuyu yazamadım. Maalesef kaybettiğimiz canları geri getiremeyiz ama geride kalan aileleri ve çocukları için bir şeyler yapmaya çalışabiliriz. Elimizden tek gelen bu..
Sevgili Yeşim Mutlu nun vasıtası ile öğrendik ki Soma'da babasız kalan çocuklarımız için Facebook'da bir grup açılmış. Grubu kuran Yasemin Hanım'dan gelen bilgiler aşağıdaki gibi:

Gece eve geldim. TV de Soma daki olayları gördüm.
Bir anda olayın ne kadar büyük ve vahim olduğunu hissettim.
Ben Babamın şehit olduğu haberini aldığımda 12 yaşındayım. Hava kuvvetleri mensubu idi.
Babamın cesedini göremedim. Yanarak hayatını kaybetmişti. İşte bu yüzden yıllarca benim babam bir gün çıkıp gelecek diye kardeşlerimle bekledik.
Bu duyguyu iyi bilirim. Acı yaşandığı en sıcak anlarında yanınızda birileri varmış gibi duruyor.
Ama sonra bir de bakıyorsunuz etrafınızda hiç kimse kalmamış. O anda size ödenen yardım paraları bütün hayatınıza mal ediliyor.
Oysa gerçek hiç öyle gelişmiyor.
İşte bu yüzden ben olana değil, olacaklara bakarak babasız kalan çocukların kaderi asla babaları gibi o maden ocaklarına çaresizlikten girmek olmamalı dedim.
Bu yüzden bu grubu kurdum. Amacım çocukları ailelerinden ayırmak değil. Onlara bir sıcak istikbal planı yapabilmek. Kendilerine güvenmelerini sağlamak.
Bu gibi durumlarda ailenin travması çok büyük olur. Biliyorum. Bu yüzden bir psikolojik destek grubu da kurmaya çalışıyorum. Bir günlük değil. Uzun süreli. Gerçekten yaraya merhem  olmaktan öte . Yarayı iyileştirmek arzusundayım. Bunu tek başıma yapamam.
Çok zenginim , hiç kimsenin olmadığı kadar zengin, etrafımda benim duygularıma ve fikrime yürekleriyle ve çözümleriyle katılan binlerce insan var.
Annelere meslek edindirmek istiyorum. Çocuklarına aş olacak parayı kazanabilmeleri için.
Onların hiç birini devlet kapısında gelecek yardım paralarını beklerken görmek istemiyorum.
Onurum kırılır bir kadın olarak bu ülkede 400 aileyi hayata katamazsak.
İşte bu kadar

Yasemin Tutal


Grubun para toplamak vb amacı yok. Çözüm üretmek ve çocuklara gelecek sağlamak birincil 

Grubun facebook adresi de bu



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...